kızınca da yazılır

Acılar bu denli yakınlaştıracaksa bizleri birbirimize,

Zevkler bu denli hırslarımıza dönüşecekse ve uçurumlara gebeyse bencil hazlarımız,

Olmaz olsun her tür zevk, sefahat ve onlara köpeklik eden bencil zekâ.

 

Eksik yazdığım olur bazı şeyleri…

Mutsuz muyum? Kızgın mıyım?

Kızdığımda da yazarım ben.

Kızdığımda, daha direktimdir ayrıca, doğrudan bir şeyi muhatap alırım.

Bu nasıl bir kenttir sevgili okur?

Nasıl bir dağınıklık?

İnsanları da öyle… Başlarına bakmayı bıraktım artık insanların, ayakları başka çıkıyor çünkü. Ayaklarına bakıyorum, onlar da çeşit çeşit…

Kafası bir yerde, kendisi bir yerde, üstü başı bir yerde, bölünmüşlüğü o kadar benimsemiş ki yaşamında, toparlanma gereği de hissetmiyor.

Böyle bir ortamda, vicdandan bahsetmek ne kadar abes!

 

Mutsuz muyum? Evet.

Neden mutsuz olduğumu biliyor muyum? Evet…

Önemli olan da bu.

Zaten dışarıdan görebilen görüyor neden hangi halde olduğumu.

Görene anlatmak anlamsız, görmeyene de anlatmak boşa kürek çekmek…

Susmak anlamlı.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !